Sonsuz: Kadın ve İnsanoğlu

Kadın

Kadının varlığı, dünya hükmünde her zaman bir adım geriden gelir. Bir adım geriden gelen sıra, her zaman bir adım önden giden acımasız bir canı ifade eder. Apansız, acımasızca ve haince alınan nice kadın canı, bir erkeğin bu dünyada kendini konumlandırdığı yerden, atılan kanlı bir ok gibidir. O ok önceden kana bulanmış ve hep atılmayı bekleyen yayında sallanır, kan kokusu ile ifadesizce… Düşünmeden, sorgulamadan öylece… ve durma noktasında, sadece odaklandığı hedefe yönlenir. Gideceği hedef onun için sadece bir nokta… Neden o noktaya gitmesi gerektiğini ya da neden tam o noktadan vurması gerektiğini hiç bilmez!.. Hiç düşünmez… Sorgulamaz… Bir noktanın bir canı, o canın ise anıları ifade ettiğini hiç umursamaz. Oysa o yok ettiğini sandığı can ve anıları, evrenin kıvrımlarında sonsuz bir nokta…

İnsanoğlu

İnsanoğlu; yenildiği hırslarını, asla yok edemeyeceğini hiç bilmez, düşünmez. Ne çok şeyi düşünmez… Yok edemeyeceği hırslarını ve nefsini, köreltebilme gücünü fark edemez. Bir sanat eseri gibi; duygular ile yontulması, düşüncelerle işlenmesi ve yoğrulması gereken, ham bir madde olduğunu bilmez… Düşünmez… Ve evrenin sonsuz çizgisinde, hayatının kahramanı olduğunu… Düşünceleri ile evrende sonsuz boyutlar oluşturduğunu… Çünkü o, hırslarının yenilgisinin basitliğiyle baş etmekte…

Sonsuz…

Bu dünyanın boyutlarında var olan her nokta ve iz, rüzgar değdi diye uçup gitmez. Sadece bir oluş süreci içinde, başka bir kavramın içinde bulur kendini, sonra yeniden var olur. Hiç… Hiçbir nokta ya da anı, bu dünyanın boyutlarında yok olduğunu gördünüz diye ya da unuttunuz diye kaybolmaz. Doğmak, yaşamak, ölmek… Bir oluşun sonsuz çizgisinde sadece nokta kıvrımları… Hayatınızda var olan ya da bu dünyanın kıvrımlarında yer alan hiçbir şey, siz yok ettiniz diye yok olmaz. Evrenin sonsuz yasasında, insanoğlu; yok edebilmenin sadece düşüne sahip… Gerçekliğine asla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.