Kadın ve Toplum

Toplum İçin Kadın

Kadın, doğduğu an, suçlu damgasını, yer! Dünyaya kız doğarak, toplum adına, bir utanç kaynağı tohumu eker!

Oysa bir kadın olmadan, erkeğin bedeninin bu dünyada yeri olmadığını, anlamayan bir bilinç tarafından!

Ve tam bu noktada, ince detay, kadın ve erkek birleşimini normal gören bir dini, yine kadını suçlamak için kullanırlar. Oysa, bir kadından, bir erkeğin doğması var edilmiştir. (tesadüf mü)

Bir kadın, hayatı boyunca, bir kadından doğan erkek tarafından, ahlak ahkamlarına maruz kalır. Tabii, toplumsal baskının oluşturduğu korku kaynaklı ve din sömürüsü adı altında, bunu normal gören kadınları da unutmamak gerek!

Kadın; doğduğu an, kız damgası ile hayatı boyunca, bu damganın esiri olur!

Düşünmesi! Yolda gülerek yürümesi, etrafını gözetlemesi suçtur! ( Ahlaksız kadın suçlamaları hazırdır)

Geç saatlerde dolaşması, içki içebilmesi… Ki bunlar sadece tercih! Cinayet ve tecavüz pisliğinizin bahanesi değil!

Yolda yürüme hakkı, saat uzamında elinden alınır!

-Şimdi, burada şöyle bir zihniyet de var tabii! Bir kızın geç saatlerde dolaşması, içmesi, yürümesi, gülmesi normal mi? – Peki, bir erkeğin geç saatlerde dolaşabilmesi, düşmesi kalkması normal mi? Normal, diyen zihnin ile kendini kendi nazarında, en aşağı nasıl çekebiliyorsun? ( kadın) (erkek zaten, ona verilen bahane şanslarına sığınmakla yetinmekte )

Eteğinin boyu, gülmenin boyutu, konuşmaların şekli…

Kadın, toplu taşımalarda, kendini toplamalı, rahat rahat oturmamalı. Neden?

-Toplu taşımalarda, etrafınızı gözetleyin, genelde kadınlar derli toplu durmaya çalışır. (Aksini yapan kadın, tepki amaçlı yapar. Bilinçaltı yüzünden) Erkekler, dünyayı onlar yaratmış gibi bir rahatlık içindedirler.
Güvendikleri nedir? Söylemeyeceğim! Ki yazık ki! Ülkem insanı, cinselliği olağanüstü gördüğü için, kafası sadece bu noktaya çalışıyor. Eğitimli ya da eğitimsiz fark etmiyor. Kendini geliştirebilen insanları es geçiyoruz tabii ki! Unutmayın, cinsellik olağanüstü bir şey değil! Her şey gibi olağan bir durumdur. Bunu namusa, ahlaka pay biçmeniz, sizin, zihninizin ve ufkunuzun gelişmemesindendir.

Bakire Zihinler

Bir kadın doğduğu an, bakire-bakire değil, baskısının içine atılır. Bu yük üzerine yüklenir. Ve toplum içinde, bunun üzerine sayısız olay yaşanır. Doğru veya yanlış! Ama sorun, bu yaşanan olaylarda değildir.  Asıl sorun, doğduğu an bu yükün altında bırakılmasındadır!

Bir kızdan, bakire olması beklenir. Bunu bekleyen aynı toplum, bakire olan erkeği dışlar! Ne tuhaf çelişki değil mi! Acı olan ise, şu an bunu okuyanların dahi, içlerinde bunu normal gören ve gülebilen insanların olduğu, düşüncem! Ve bunu asla sorgulamayacak insan topluluğu! Ve din adı altında, bunları sorgusuz sualsiz savunan, kadın topluluğu! Yazık ki! Yaratanın, sizi nasıl bir şey üzerine, düşünmenizi istediğini, dahi bilmiyorsunuz! Asıl sınav ise, işte bu ayrıntıda, insanın insan olabilme yetisinde! ( sınavı)

Ahlak, namus! Bir kadının, bedeninde değildir! Ahlak ve namus aranması gereken yer, dini öne sürerek pis zihnini ört bas eden, kadın bedeni üzerinde aramaya çalışan, insanların zihni ve vicdanıdır!

Cinsellik + Kadın – bir obje bakışından öteye gidilmedikçe, bu zihinden asla kaçış yoktur!

Kadın; din adı altında, pis zihniyetin, kara lekesi olarak gösterilir . İşte bu pis zihniyet, ahlak ve namus adı altında, kadını öne sürerek, kendini temize çıkarır. Ahlak ve namus, kadın bedeninde arandığı için, bu zihniyete şans verilir. Asıl ahlaksızlık! Bu zihniyete sahip olanlardır.

Ahlak, namus! Ne kadın bedenidir. Ne de erkek bedeni. Ahlak ve namus, insanın vicdanıdır! Zihniyeti ve niyetidir!

*Biliyorum, tüm bunları hiç düşünmeyenler yine düşünmeyecek, düşünenler ve bilenler toplumsal baskının etkisiyle aynı görünmeye devam edecek. Ben farklıyım diyen bir erkek, ne yazık ki! Türk toplumunda büyüyen hiçbir erkek ya da kadın, bilinçaltında bu düşünceden öteye geçemeyecek. Tabii ki dünyada da sayısız örnekleri var. Demem o ki! Kadın, doğduğu an suçlanmaya ve bir kara leke gösterilmeye devam edecek. Ve bilinçli, bilinçsizi suçlamaya!

Herkes, duyduğu sayısız haber de ( kadın cinayetleri , kadınlara ve çocuklara tecavüz ) vicdanı el verdiğince üzülecek, sonra hayatın akışında unutacak! Kendi kızının başına gelme ihtimalini düşünerek üzülecek ( ki! Bu düşünce acı! çünkü kendi başına değil! Herkesin başına gelebildiğinde, aynı hissi yaşamalısın, yoksa bu toplum düzeni asla düzelmeyecek)

Biliyorum, hayatın akışında devam edeceğiz. Bunları yazanlar, sesi olmaya devam edenler sayesinde, biraz olsun vicdan tohumu ekilecek. Ve yavaş yavaş, bilinç ve vicdan yeşerecek. Tek bir kişi için dahi, o tohumu yeşertirseniz, o kişinin içindeki, insana dokunabilirseniz, işte başarmış olursunuz.

Asıl olay ise, toplum, haksızlıklara karşı birleşmedikçe, asla! insanın, kara kanı temizlenmeyecek. İnsanın, insan olma yetisi, ancak, çoğunluğun birleşmesinden doğabilir. Unutmayın! Güçlü, güçlü ise, halk sayesindedir. Çoğunluğun!..

İnanın! Onursuz yaşamaktansa, onurlu ölmek daha iyidir!

*Bu konu ve birçok konu hakkında, söyleyeceklerim ve yazacaklarım asla bitmez! Bitmeyecek!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.