Korkunun Gölgesinde Nefes Almak!..


İnsan korkar!

Başladığı yolun bir gün son bulacağının bilincinde her an nefes almaktan, acır kanar her an. Korkunun gölgesinde yaşar. İçinde, derinlerinde, yaşam boyu bu fikir ile savaşır. Kimi bilinçli, kimileri bilinçsizce…
Hiçbir şeye hatta benliğine dahi, sahip olmamanın bilinci köreltir ruhunu, sahip olmanın hakimiyet kurmanın, hazzına varmak için yaşar.
Ömrünün; ne zaman sonlanacağını bilmemenin, ya da eninde sonunda gideceğini bilmenin acısını, sahip olmanın hazzı ile derinlerine iter. Bu onun için, bir tür meydan okumadır, ölüme…

Hiç sahip olmadığı yaşamda, hep kalmanın hevesi ile hayat bulur. Korkunun gölgesinde nefes alan her bir insanoğlu için bir savaştır yaşam. Bu yol da her biri farklı şekilde savaş verir. Bilinçsizce savaşanın yolu, daha fazla güce tapmaktan geçer hep. O hep daha fazlasına sahip olmanın hayali ile yaşar. Gücün, daha fazla toprak hakimiyetinin hayali ile…
Daha fazla para, daha fazla şan… Daha fazla… daha fazla… kelimeleri yankılanır, adımlarının toprağa her dokunuşunda… Her şeyin, herkesin sahibi… Dünya’ya hâkim olma hırsı ile yoğrulur her an.

Korkunun gölgesinde bir ömür…

Tarih sayfalarının en süslü sayfalarında anlatılmak ister kimileri; kahraman, lider yankıları ile… Kimileri bir resim, heykel, müzik, kitap, şiir dizeleri… Bir sanat eserinde yakalamak ister kalıcılığı…
Her birini incelediğimizde, hepsinin ortak bir bilince çıktığını görürüz. Kalıcı olan bir isim değildir. O isimle geriye kalan fikirdir. İster kana susamış bir kral, lider … İsterse, dürüstlüğü, iyiliği anlatan bir düşünür. İşte buradaki ince ayrıntı; aslında çoğumuzun kabul etmediği bir inceliği barındırır içinde. Bir amaç uğruna var olmadığını düşünen herhangi biri, aslında büyük bir amacın bir parçası olduğunu kabul eder. Bir düşünceyi ardı sıra bırakmak ile…