Tüketim!

Çember ve Dışındakiler

‘’Tüketim nedir?’’ Modern çağın kavramı mı? Yoksa insanoğlunun yegane temeli mi?

Tüketiyoruz. Önce kendimizi sonra dışımızdaki, çemberin dışında kalan her şeyi. Duygularımız, sevdiklerimiz… İşte burada yanlış bildiğimiz bir gerçek var. O çemberin içinde olduklarını sandığımız sevdiklerimiz aslında içinde değil. İnsanoğlunun çemberi kendidir. O çemberin içinde kendinden başka kimse yoktur.

Sınırı da çemberi de kendimiz oluşturuyoruz. Diğer her şey dışında. İşte tüketim hastalığı burada başlıyor. <b>Tüketim</b> sadece gidip en sevdiğin ya da sevmediğin herhangi bir eşyayı almak değildir. Tüketim, çemberin dışında olan her şeyi kendi duygularımızın esiri yapmak ya da biz onların esiri olduğumuzdur.

Tüketim, çemberin içinde sadece kendimizin var olduğu ve kendimize yönelik dışındakileri acımasızca hiçe saymalarımızdır. Duygularımızın esiri altında dışında kalan her şeyi amaçlarımız doğrultusunda kullanmamızdır. Onların yörüngesinde olduğumuzu sandığımız her an aslında, sadece çemberin içinde olan kendimizin varlığına hizmet etmemizdir. Tüketim duygularımızın bir başkası adı altında bizi yok ettiği gibi. Çemberin dışındakileri hiç düşünmeden, duygularımızın yörüngesinde hareket etmemizdir.

<b>Tüketim</b>, sade ve sadece sınırlarımız dahilinde kendi benliğimize hizmet etmemizdir.

Düşünün ki bir insanı sevdiğimiz için yanındayızdır. Onu önemsediğimiz için bize anlam kattığı için ya da bizi iyi hissettirdiği için; o bizi sevdiği için ya da sadece ona iyi geldiğimiz için onun yanında olmayız. İnsanoğlunun varlığındaki her şey, o çemberin içine bencilce hizmet etmektedir. İstemediğimiz, bunu hiçe saydığımız anlar olur elbet, işte o anlarda kendimizi yok etmenin yollarından başka nedir ki? Her şeyin ucu yine bize dokunur nasılsa. İyiliklerimiz dahi? O çemberin içindekini daha iyi hissettirmekten başka nedir?

Evet, inkar ederiz. Çoğu zaman bunu kabul etmeyiz. Edemeyiz bencilce görülen bunca şey bazılarımızı içten içe tüketir. Her ne kadar kabullenmek istemesek de defalarca sorgulasak da sonuç hep aynıdır. Yolun sonu hep o çemberin içindekine gider. Kendi benliğimizden, tiksindiğimiz bu an her şeyden soğumamıza, uzaklaşmamıza neden olur. Kendimizden dahi.  Neden? Neden deriz? Neden bir diğeri sokakta aç ve yapayalnız iken ben burada bencilce isteklerime maruz kalıyorum. Oysa o diğeri de kendi bencilce isteklerinin yörüngesindedir. İşte bu algılayış da içimizde başka bir tükenişi doğurur.

<b>Tüketim</b>, modern çağın kelimesi gibi dursa da aslında o bizim benliğimizin vazgeçilmez temelidir. Kendimiz dahil her şeyi tükettiğimiz doğrudur.

Sonrası mı? Çemberin içindekini; hazmedenler ya da her anına rahatsızlık dürtüsü eklenenler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.