Sonsuz Düşünce, Sonsuz Yaşam

Sonsuz (…)

Sonsuzluk kavramı ile var olurken her anımız. Onun sonsuzluğunda boğulur sonlu yaşamlarımız. Hem de her nefes alışımızda. Attığımız her adım bizi biraz daha yaklaştırır, sonu olan sonsuzluk hevesimize. Ben ki hiç sevmem sonları, ben sonsuzluğun aşığı…

Bundandır ki! Bu dünyanın dışında bir yerlerde var oluyor düşüncelerim. Yenik başladığımız, bu yaşam savaşında. Bir gün biteceğini bile bile, her an nefes almanın hazzına varmak için çabalıyoruz. Güç diye inlemeler, bunun bilinçaltımıza, yansıttığı eksiklikten olsa gerek. Her birimiz, her saniye unutmaya meyilli olduğumuz, ölümümüzün dışında bir hayatı arzularken, meydan okuyoruz aslında ölüme. Dile gelmeyen, bir içsel savaş hükmetmekte ruhumuzda, biz ise bunun bilincine, varamamanın hissinde, yaşamın büyüsüne kapılıyoruz.

Öyle eşsiz bir kurguyla işlenmiş bir detay ki bu, biz istesek de istemesek de güzelliğin varlığında unutuyoruz sonumuzu. Ölümü ölümle hatırlıyor, bir kalp atışında unutuyor, yine bir kalp atışı ile ölüyoruz. Tüm detayı; umudun ışıltısı ile kurgulanmış bir varlığız. Kimileri için yaşam olağan bir şey gibi işlerken bu döngüde. Kimileri bunların bilincinde her an ölümle iç içe. Sorgulanmaya eş milyonlarca şey… Milyonlarca cevapsız soru… Bilinmezliğin boşluğunda sonsuzluğun hissinde…
Her birey bu içsel savaşı farklı yollardan kazanmanın, kendini aşmanın izinde. Kimileri farkında olarak kimileri farkında olmadan bu yolda.

Her birimiz, her an bilmediğimiz bir gücümüzün var olduğuna inanarak, var olmaya devam ediyoruz. Yoksa yaşamak, katlanılmaz bir kafeste sıkışmışlıktan başka bir şey olmazdı. Belki bir kaçış, belki de sığınmak o gücün tutkusuna. Belki de ölümden kaçış belki de ölümün gücüne karşı bilinmezliğin gücü ile meydan okuma yetimiz. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak her birimiz her an her yer de o gücü, o gücün yansımalarını ararız. Kimi için maddi, kimi için gizemli bir başlangıç… Sonsuzluğun varlığındaki o haz.
Bu dünyaya, her şeye hükmetmeyi düşleyen biri aslında sonsuzluğu ölümü aşmanın yani bilindik sonunu ölümü hiçleştirme derdindedir. Kimileri ise sadece sonsuzluğa giden bu yolda yürüme isteği ile dolup taşar. O kendini her şeye hükmetmekle bulamayacağını ya da ölümü kendinde aşamayacağını bilir. O kendini kendinde arar, kendini kendinde bulur ve kendi varlığında ölümü aşmanın yolunu bulmanın derdinde, sonsuzluğu hissetmenin hevesindedir. Bir diğerinin ya da topluluğun onu fark etmesi onun kendini bulduğu anlamına gelmediğini bilir.

O kendinde, kendi varlığını hissettiğinde sonsuzluğun orada başladığının bilincindedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.